Berlin’de doğan 33 yaşındaki Emre Şahin, 20 yaşındayken İstanbul’a giderek 5 yıl ilahiyat eğitimi aldı, ardından Ürdün’de eğitimine bir yıl devam etti.
Eğitimini tamamladıktan sonra yeniden Berlin’e dönen Şahin, önce şehrin kuzeyinde bulunan İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) teşkilatına bağlı Medine Camisi’nde imam olarak göreve başladı. Şahin, 3,5 yıldan bu yana Kreuzberg semtinde kentin sembol camilerinden Mevlana Camisi’nde görev yapıyor.
İyi derecede Türkçe, Almanca ve Arapça bilen imam Şahin, cuma hutbelerini 3 dilde okuyor ve camide gençlere dersleri Almanca veriyor.
Evli ve iki çocuk sahibi Şahin, küçüklüğünden beri imam olmak istediğini, çocukluğunda evde önüne rahle koyarak imamları taklit ettiğini anlattı.
Şahin, babasının mühendis olmasını istediğini ifade ederek, “Ancak ben Milli Görüş Teşkilatı içinde büyüdüğümden her zaman ümmet için bir şeyler yapmak istedim. Babam, ağabeyim ve kardeşim mühendis olduğu için benim de mühendis olmamı istedi. Ben ise eğer kendimi ve bir başka bireyi kurtarmaya yardımcı olabileceksem bu, belki benim en büyük kazancım olur diye imamlığa yöneldim” diye konuştu.
Camiye gelen gençlerin Almancayı Türkçeden daha iyi konuştuklarını söyleyen Şahin, camide gençlere daha iyi anlayabildikleri için Almanca fıkıh, akaid ve Kur’an-ı Kerim dersleri verdiğini ve eğitimlere 130 gencin katıldığını dile getirdi.
İslam’a ve Müslümanlara ilgi duydukları için camiye gayrimüslimlerin de geldiğini kaydeden Şahin, onları gezdirdiğini ve sorularını cevapladığını söyledi.
Şahin, Mevlana Camisi’nde göreve başladıktan sonra birçok kişinin İslamiyet’i seçmesine vesile olduğunu, bunların kaydını tuttuğunu belirterek, “3,5 sene içinde 90 kişi Müslüman oldu, elhamdülillah. Özellikle bu ramazanda 8 kardeşimiz Müslüman oldu” dedi.
Camiye Müslüman olmak için gelenlerin büyük çoğunluğunun İslam’ı araştırıp geldiğini anlatan Şahin, “Buraya gelenlerin yüzde 80’i zaten hazır şekilde geliyorlar yani bazıları 6 ay, bazıları 2 yıl gerçekten İslamiyet’i araştırıp geliyorlar ve ‘Tamam, ben hazırım artık.’ diyorlar. Bu şekilde geliyorlar” ifadelerini kullandı.
Şahin, bazılarının farklı konulara takıldıkları veya medya üzerinden algıları farklı olduğu için sorularının bulunduğunu, bunlara yanıt almalarının ardından İslamiyet’i seçtiklerini söyledi. İhtida etmek isteyenlere bir öğretmenin öğrencisine yaklaştığı gibi davrandığını belirten Şahin, kendisinin köprü görevi üstlendiğini dile getirdi.
İhtida için camiye gelenlere nasihatte bulunduğunun altını çizen Şahin, onlara karşılaştıkları bazı Müslümanların davranışlarıyla İslamiyet’i birbirinden ayırmalarını ve İslam’ı kendi kaynaklarından öğrenmelerini, ibadetlere yöneldiklerinde kalbin nasıl huzur bulacağını göreceklerini, Allah’ın şimdiye kadar yaptıkları tüm hataları sileceğini, çevrelerine dikkat etmelerini ve bundan sonra başka insanlara örnek olmaları gerektiğini anlattığını aktardı.
Şahin, Müslüman olmalarının ardından bu kişilerle ilgilenmeye devam edildiğini vurgulayarak, “Çünkü şeytan onlarla daha çok uğraşıyor ve ilgilenmediğimiz zaman tekrar eski hayatlarına dönebiliyorlar. Bu yüzden teşkilatımızın kurmuş olduğu Qalam kursu var. Onları, sadece ihtida eden kardeşlerimiz için kurulan bu kurslara yönlendiriyoruz” şeklinde konuştu.
Camiye gelerek İslamiyet’i seçenlerin genellikle Almanlar olduğuna işaret eden Şahin ancak bazen Berlin’e gezmek için gelen turistlerin de Müslüman olduklarını söyledi.
Şahin, buna vesile olduğu kişilerden izin alarak sosyal medyadan da fotoğraflarını paylaştığını dile getirerek, “Onlara ‘Bu paylaşımda iki niyetim var.’ diyorum. ‘Birincisi, Müslüman kardeşlerimiz çok seviniyor. Yeni bir Müslüman kardeş kazanmamızdan dolayı onların sevincine sebep olalım. İkincisi de sana bolca dua etsinler. Birisi Müslüman olmuş, ‘Rabb’im onu muhafaza etsin.’ diyerek. Eğer izin verirsen (fotoğrafı) paylaşacağım.’ diyorum. Kardeşlerim izin veriyor, biz de paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Son dönemde Müslüman olan 53 yaşındaki kadının hikayesini paylaşan Şahin, bu kadının geçen yıl denemek için bir gün oruç tuttuğunu belirtti.
“(Kadın) Diyor ki: ‘Bir gün (oruç tutmaya) başladım, bu bütün ay sürdü’. Ve bunu söyleyen bir gayrimüslim, geçen sene Müslüman olmayan bir kişi. ‘Ramazanın bitişine çok üzüldüm çünkü ramazandan sonra bir eksiklik hissettim. Ondan sonra ben neden Müslüman olmayayım diye düşündüm.’ diyor. Bu sene de ramazanı Müslüman olarak geçirmek istedi. Ramazanda elhamdülillah, İslamiyet’i kabul etmiş oldu.”
Akaid dersine götürdüğü bu kadının anlattıkları karşısında derse katılanların gözyaşlarını tutamadıklarını dile getiren Şahin, “Bizler, Müslüman doğduk ama onlar, belki uzun bir yol katederek bu yolu seçtiler. Bakıyoruz ki onların bu yola vardıktan sonraki teslimiyetleri bambaşka. Aldıkları lezzet bambaşka” diye konuştu.
Başka bir kişiyi Müslüman olduktan sonra camide gözyaşları içinde gördüğünü anlatan Şahin, neden ağladığını sorduğunda, “Yıllar sonra beni yaratanın önünde şükretme nimetine erdim. Yani Rabb’imin önünde durabildim, Rabb’ime şükredebildim. O’nun istediği şekilde şükredebildim. Bu his şimdiye kadar tatmadığım histi” yanıtını aldığını sözlerine ekledi.